Yazar:
Tarih: 09.04.2025
Gösterim: 1098

Silahlı Kuvvetlerimiz ve Bizlerin Görevi

 

Silahlı Kuvvetlerimiz ve Bizlerin Görevi

Haluk Bulucu

10 Nisan 2025

 

Aşağıda okuyacağınız  yazı ülkemizin tüm vatandaşları için  yazılmıştır. Çünkü ülkemiz Türkiye, bir tanedir.

Yazıya başlarken bir anımı aktarayım. Ben bir asker çocuğuyum. Bu yazı da ordumuz ve bizlerin yapması  gerekenlerle ilgili. Ülkemi çok dolaştım. Bulunduğumuz yerlerden biri de Erzurum-Kandilli'de konuşlu, 6. Zırhlı  Tugay'dı. Merhum Babam da, merhum kayınpederim de subaydı. Her ikisi de farklı zamanlarda, 1960-'70'li yıllarda, Erzurum-Kandilli’de de görev yapmışlardı. Kandilli’ye can veren, medeniyet getiren sebep, askeri birliklerdi. Ana Muharebe Tankları vardı benim hatırladığım. Tek katlı, taşların üst üstüne yığılı olduğu küçük bir evdi bizimkisi. Tasarımını  bir asteğmenin yaptığı, askerlerin inşa ettiği bir gazinosu vardı askeri birliğin. Geçenlerde, emekli albay olan kayınbiraderim de Kandilli’den geçmiş. Sovyet tehlikesi geçtiği için, herhalde, tankları Aşkale’ye alıp, tüm binaları, gazinoyu ve pırpır dediğimiz uçakların inip, kalktığı havaalanını yıkmışlar. Ortada, sivil birkaç bina ile camimiz kalmış. Ne hazin değil mi?

 

Resiim 1: 1964-65 Yıllarında Kandilli'de Görev Yapan Bir Grup Askerimiz (web'den alınmıştır)

O yıllarda, yani 1960’ların ilk senelerinde TSK personel sayısı 850 000 civarındaydı. TSK nereye giderse oraya uygarlık geliyordu, her halde bugün de öyledir. Bugün ise bu sayı yabancı kaynaklara göre  350 000’miş. Duyduğuma göre, bugün, yani 2025 yılının başlarında, 250 000 lira ödeyen,  "askerlik yapmış” sayılıyormuş.

Duydum ki, yıllar içinde personel sayısındaki muazzam düşüşe ragmen bizler NATO’da “2. büyük orduya sahipmişiz”. Ülkem adına böbürlendim,  'aferin bizimkilere' dedim.

 Yayınlanan bir Tablo’ya da baktım; tablo özetle şöyle sıralamış, NATO ükelerinin asker gücünü. Ben, bazılarını aldım. Rakamlar wikipedi'ye göre 2022'de şöylle imiş:  ABD (1 500 000), Türkiye ( 350 000), Polonya ( 202 000), Fransa (200 000), İngiltere(140 000), Almanya(182 000), Yunanistan(132 000). Bu rakamlarla lütfen beni gaza getirmeyin. Güvendeymişiz dedirtmeyin. İnanıyorum sonra.

ABD’den başka, İngiltere ve Fransa’nın nükleer bombaları varmış. Yunanistan milli hasılasının   %4’ünü savunması için harcıyormuş. " Almanya sessizliğine ragmen, istediği an korkulacak bir orduya sahip olabilirmiş. ‘Olsun canım, bunlar kadı kızında bile olabilir’ derim. Bizim ordumuz NATO’nun 2. büyük ordusu ya, içim rahat."

Bir daha bakayım dedim, kendi askerimize ne kadar harcıyormuşuz diye.   Eyvah, ne göreyim, askerimize 200 dolar/yıl cebimizden ayırıyormuşuz.   Alın size mehmetçiğimize harcadığımız para.. Biz bu kadarcık parayla mı emniyette oluyoruz? Allah, allaaah bu işte bir gariplik   var. Bu  yüzden hergün 'şu kadar ihracat yapıyoruz” diyenlere boş, boş bakıyorum…

Anladık toplumumuzun morale ihtiyacı var diye, her devirde ve tüm yöneticiler tarafından iyi niyetle yapılıyor tüm bunlar. Iyi de, bir vatandaş olarak, bütün bunları görüp işitince böbürlenmeye başlıyorum abi. Dünyayı, yeniden biz  idare edecekmişiz gibi geliyor. Hava atıyorum sağa sola; özellikle dış ülkelerdeki arkadaşlara. Onlar da hep kıs kıs gülüyorlar. Acaba neden?

Hep bakardım Kanada, İtalya, Avustralya, Almanya vs. ordusuna ne kadar harcıyor? diye. Mesela İtalya ordusuna 33 milyar dolar harcıyormuş. Almanya’nın ordusu bile kalmamış, buna ragmen ülke savunmasına 62  milyar doları 2023 yılında harcamışlar. Bu işte bir yanlışlık var diye düşünmeye başlayacaktım ki, bizde doğuştan var olan “savaşma içgüdüsü” geldi aklıma ve çok rahatladım; Tabii ki bizim ordumuz “NATO’nun Avrupa’daki en büyük ordusu” olurdu. 

Adamlar uzayda haberleşme uyduları ile bir haberleşme ağı kurmuş diyorlar. Rusya ise Ukrayna ile savaşında tahminen 800 000 asker kaybetmiş. Ama, hala işin içine asıl kuvvetlerini sokmamışlar diyorlar.

Onca zorluğa ragmen Yunanistan,  ordusuna 2023 yılında kabaca 7 milyar dolar/yıl harcamış. İsrail, o yıl savunması için 29 milyar dolar vermis.

 Biz  ise 2023 yılında 350 000 kişilik ordumuz için sadece 15 milyar dolar harcamışız. Yani milli gelirimizin sadece % 1.5 unu ordumuza ayırıyormuşuz. İsrail, milli gelirinin % 5,3’ünü ordusu için harcarken bu oran ABD için % 3,3’miş… Komşumuz Yunanistan ise, bütün  sıkıntılarına ragmen, miili gelirinin % 6,6’sını  ordusu için harcamış. Biz ise GSMH'mizin sadece % 1,5'unu harcıyormuşuz. 

Kişibaşına ise ABD 2.700 dolar harcarken, biz savunmamıza sadece 200 dolar harcamışız.

Dostlar,

Her gün, ama her gün aynı ürünün duyurusunu, değişik kaynaklardan öğreniyoruz. Her halde bir çeşit reklam oluyor bu,  yayınlatan ve yayınlayanlar için.  Kişisel ve kurumsal şan, şöhret uğruna bunlara ses çıkarmıyorlar.  Ama bu ürünlerin birçoğunu da silahlı kuvvetlerimizde  göremiyoruz. Her halde herkes kendi reklamını yapıyor. Kamuoyumuz da “vay be ne kadar güçlüyüz” diye   gururla durumu seyrediyor.

Sonuç olarak ve aklımın  erdiği kadarıyla, anladıklarımı sıralayayım; diğer düşüncelerimi de ekleyeyim:

  1. Ülkemizin  savunması çok önemli, herşeyden daha önemli,
  2. Reklamın iyisi, kötüsü olmaz diyorlar.
  3. Kamuoyunun moralini yüksek tutmak gerekir diye dinledim.
  4. Ülkeler savunmalarına çok para harcıyorlarmış. Çünkü, eldeki topraklar elden gittiğinde herşey bitiyormuş..
  5. Gayrı safi milli hasılamızın (GSMH), sadece, %1.5 unu ordumuza harcıyormuşuz. 
  6. Bizler, kendimizin iman gücünden o kadar eminiz ki, “asker sayımızla, NATO’da 2. büyük orduya sahipmişiz” diyerek öğünüyormuşuz. 

Dostlar

Şimdi de bir vatandaş olarak önerilerimi sıralıyayım:

  1. Bütçelerimizden, mutlaka ama mutlaka, bugün için en az İtalya kadar,  yani  35 milyar dolar/yıl ordumuz için harcamalıyız.
  2. Devletimiz TSK’ya çok  para harcamaya karar verse bile, TSK  yöneticileri ve kurmaylarının   çok yaratıcı olup, bu parayı nereye, hangi  projelere harcayacağını bilmesi, bulması gerekiyor. Yoğun ve çağdaş bir eğitim programı, her Kuvvet de yeni teknolojik projeler ve onları kullanabilecek personelin, çok  sayıda yedekleriyle birlikte,  yetiştirilmesi öncelik  olmalıdır.
  3. Lojistiğin, çağdaş lojistiği bilen ve etkin bir şekilde kullanan bir TSK’ya ihtiyacımız var.    
  4. Sık, sık yapılması şart olan manevraların, tatbikatların, harp oyunlarının önemini anlamamız gerekiyor.
  5. NATO içindeki ordularda, ordumuzun sadece personel sayısı açısından ikinci sırada olduğunun her vatandaşımız tarafından bilinmesi, bildirilmesi ve artık bu sloganın kullanılmaması gereklidir, şarttır.
  6. Benim kulaklarımla duyduğum toplam ülke ihracat hedefi on yıl önce 500 milyar dolardı.  Bugün gerçekleşen rakam 250 milyar dolarmış. Savunma sanayii ihracatımız ise, kamu rakamlarına göre, 11 milyar dolarmış. Bu rakam gerçekleşen toplam ihracatımızın sadece %4,4’ünü oluşturuyormuş.
  7. Milli Savunma Bakanımız, Genel Kurmay Başkanımız ve SSB Başkan’lığımızın ilk görevi TSK’mızın modernizasyonudur. Ben bu beyandan ‘ordumuzun her bakımdan geliştirilmesi’ olarak  anlıyorum.

 

 

 

Resim 3: Starlink

 

Saygılarımla

 

Sait Haluk Bulucu

Yorumlar (0)

Yazılan yorumların sorumluluğu yorumu yazan okura aittir. Yazılan yorumlardan websitemiz sorumlu değildir.


Henüz yorum yapılmadı!