Haluk Bulucu’nun Önsözü
Çanakkale savaşını biz Türkler kazandık. Nokta.
Aşağıda tercüme edilen yazı ve benzerleri “bahis ettiğimiz hataları yapmasaydık bu savaşı biz kazanırdık” anlayışını, kibirli bir bakış açısını yansıtıyor. Olsun, herkes düşünmekte serbest; bizler ve herkes gerçeği biliyor.
“Biz Türkler de herhalde hatalar yapmışızdır, onları öğrendik ve bir daha tekrarlamayacağız” diyebiliyorsak, ne mutlu bizlere.
Son günlerde bazı dış ülkelerde yapıldığının tam tersine “düşmanımı asla küçümsemem ve değer veririm”.
Gelelim bu yazıdan öğrendiklerime. “Bir askeri harekât için ELD çok önemlidir, ihmal edilemez”.
Giriş
Gelibolu Seferi'nde Entegre Lojistik Destek eksikliğinin de Müttefikler için felaketi kaçınılmaz hale getirdiği iddia edilebilir (1). Açıklamalar ve elimizdeki bilgiler, ELD’nin neden tüm askeri planlamaların merkezinde olması gerektiğini açıkca gösteriyor. ELD’nin dikkate alınmaması, modern savaşlarda bile başarısızlığa neden olacak. Dolayısıyla bu konunun tüm rütbelerdeki komutanlar tarafından anlaşılması ve planlara dahil edilmesi gerekiyor.
Bu yazı, Birinci Dünya Savaşı Gelibolu Seferi’nin arkasındaki stratejik, siyasi nedenleri açıklamaya çalışıyor ve bu savaşı da gözden geçiriyor. Daha sonra Müttefiklerin deniz kuvvetleri planını ele alıyor ve amfibik harekatın planlama sürecindeki yetersizliklerini araştırıyor. Bu makale boyunca, lojistik kısıtlamalar nedeniyle taktik fırsatların kaçırıldığı da vurgulanmakta. Makale, öğrenilen dersler ve bugün askeri planlamaya etkileri ile sona ermekte.
Çoğu okuyucular, Gelibolu Seferi'nin Müttefiklerin Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'ndan çıkarılması için denenen başarısız bir girişim olduğunun farkındadır. Bu girişimin planının nedenlerinden birisi, Rusya'nın Çanakkale Boğazı'nı geçmeleri için Müttefiklerden yardım istemesiyle başlamıştır (2). Rusya, müttefiklerin iki stratejik nedenden dolayı Boğazları kontrol etmesini istemiştir. Bir kere, Boğazlar Akdeniz'den Karadeniz'e giden tek deniz yoludur ve bu nedenle Rusya için stratejik öneme sahiptir. Akdeniz'e erişimin olmaması, Rus ekonomisini ciddi şekilde etkileyen ve arz üzerinde önemli bir etkiye sahip bir unsurdur (3). İkincisi ise, Rusya Doğu Cephesi'nde Almanya ile savaşıyordu ve Alman güçlerinin zayıflatılmasını istiyordu (4). İngiltere ve Fransa da, Alman askerini “Batı Cephesi'nden” uzaklaştırmaya istekliydi. Dahası da, İngiltere de İran’da yeni keşfedilen petrol sahalarının kontrolunu ve Süveyş Kanalının güvenliğini istiyordu (5). Fransa ise, Suriye ve Lübnan'daki nüfuzunu artırma fırsatını görmüştü (6). Bu nedenle İstanbul’u ilhak etmenin tüm Müttefiklerin çıkarına olduğu kabul edilmiş oldu.
Müttefik kuvvetler aslında hiç bir zaman bir kara harekatı başlatmak niyetinde değildi. İlk plan, eskimiş bir savaş gemisi filosu ile şehri izole etmekti (7). Osmanlı İmparatorluğu zaten düşüşteyken, Müttefikler şehri kuşatmayı başarabilirlerse ve ikmal yollarını kesebilirlerse Osmanlı'nın teslim olacağını tahmin etmişlerdi (8). Ancak, deniz kuvvetleri Çanakale Boğazından geçemediği için, bu varsayım asla test edilemedi.
Kaynak ayırma
Müttefiklerin ilk önemli lojistik başarısızlığının gösterildiği yer burasıdır. Birinci Dünya Savaşında, Batı Cephesi, Müttefiklerin stratejik önceliğiydi. Gelibolu ise onlara göre, ikincil bir çabaydı. Akdeniz Seferi Gücü Komutanı Sir Ian Hamilton, ek kaynak istememesi şartıyla, göreve atandı (9). Bu kaynak kısıtlaması harekatın başarısını, savaş boyunca, engelledi.
Çanakkale Boğazına savaş gemileri girmeden önce, Müttefiklere ait mayın avcısı gemiler Türklerin döşediği mayın tarlalarını temizlemek için çalışıyordu. Gelibolu Seferi'ne tahsis edilen mayın avlayıcısı gemiler, amaçlarına uygun olarak inşa edilmemiş küçük balıkçı tekneleri idi (10). Çanakkale boğazının güçlü akıntıları, mayın avcısı gemilerinin görevlerini yürütebilmelerini engelledi. Örneğin bu gemiler Erenköy Körfezi'nde 20 mayından oluşan bir sırayı gözden kaçırdılar ve bu da sefer sırasında kaybedilen onaltı savaş gemisinden üçünün batmasına yol açtı (11). Deniz harekatı, daha fazla kayıp riski nedeniyle bu yüzden durduruldu. Müttefikler tarafından bilinmeyen husus ise, Osmanlı kuvvetlerinin neredeyse tüm ağır toplarını zaten kaybetmiş olmasıydı (12). Eğer Müttefikler mayınlardan yılmayıp, yollarına devam etselerdi, belki de Osmanlılar tarafından hiç karşı konulamayacaklardı. Aynı şekilde, eğer amaca yönelik olarak inşa edilen özel mayın avlama gemileri Batı Cephesi'ne tahsis edilmeseydi, muhtemelen Müttefiklerin deniz kuvvetleri Gelibolu’da başarılı olurdu.
Planda iyileştirmeler yapılmasına rağmen, planı hazırlayan subayların destek süreci hakkında çok az bilgi veya anlayışla hazırladıkları aşikardır. Kayıp tahminleri büyük ölçüde göz ardı edilmişti ve tahminler gerçek sayının çok altındaydı. Bunun yerine, planlamada sahada savaşmaya öncelik verilen ve birçok yaralının saatlerce sahada bekletilip ölüme terk edildiği bir tutum vardı (16). Suyun sağlanması gibi temel planlar zar zor dikkate alınmıştı. Londra’da ki uzmanlar planın farkında olduklarında, planlamaların eksikliğinden endişe duyuyorlardı, ancak bu yanlışlıkları büyük ölçüde etkilemek için vakit çok geçti (17). Ne yazık ki bu, kampanya sırasında sık sık meydana gelen ve Londra'da Hamilton ve Genel Kurmay (G) Şubeleri'nin hatalarını düzeltme yeteneği hakkında sorular sorulmasına neden olan bir durumdu.
Çıkarmalar
Çıkarmalar başlar başlamaz başka bir lojistik hata daha ortaya çıkmaya başladı. Yarımadanın güney ucundaki Helles Burnu'ndaki plajlardan birinde, SS River Clyde 2.000 askeri taşımak için kullanıldı (18). SS River Clyde, Kraliyet Donanması subayı olan Edward Unwin tarafından önerilen yeni bir fikir olan dönüştürülmüş bir “collier” idi (19). Geminin komutası Edward Unwin’e verildi ve Unwin’de adaptasyonları denetledi. Ancak Unwin'in teknik bir eğitimi yoktu. Fikir iyi olsa da, yapılan değişiklikler askerlerin karşı bir müdahele olmaksızın karaya çıkarılacağı varsayımıyla yapılmıştı (20). Geminin gövdesinde kesilmiş sadece dört açıklık vardı, bunlar da geminin her iki tarafında ve hepsi alt güvertedeydi (21). Bu açıklıkların konumlandırılması nedeniyle, karaya çıkacak birliklerin aynı yükseklikte ve tek bir hatta karaya ineceği anlamına geliyordu. Osmanlı makineli tüfeklerinin karaya çıkan birlikleri hedef alma kolaylığı ortadadır (22).
Askerler karaya çıktıktan sonra lojistik sorunlar daha da arttı. Tıbbi hizmetler hızla kısıtlandı. Tıbbi raporlar farklılık gösteriyor ama, genellikle Gelibolu açıklarında 6 hastane gemisi olduğu kabul ediliyor (23). Her geminin kapasitesi değişikti, çünkü gemiler amaca uygun tasarlanıp yapılmamışlar, sonradan istenen görevi yapmaları için modifiye edilmişlerdi. Ancak, her geminin yaklaşık 150 personel taşıyabileceği düşünülürse, toplam kapasite 1.000'in biraz altında idi. Gerçekte ise bu gemiler, yüksek talep nedeniyle, her tıbbi tahliyede yaklaşık 3000 asker taşıdı (24). Yine de, tıbbi tahliyeler hemen başlayamadı. Gemilerden asker ve erzak boşaltılana kadar, yaralı ve ölü asker tahliyesi gerçekleşemedi. Bu da önemli bir zaman aldı ve birçok askerin tahliye edilmeyi beklerken plajlarda ölmesine yol açtı (25). Bu ikinci bir tıbbi lojistik soruna yol açtı. Çürüyen vücutlar, yüksek oranlarda hastalıkları yayan sinekleri kendine çekti. Ağustos 2015'te, Müttefik birliklerinin% 80'inin dizanteri olduğu ve askerlerin savaştan daha fazla, hastalıktan etkisiz hale geldiği tahmin ediliyordu (26). Zayıf lojistik planlama ve uygulamanın neden olduğu hastalığın etkisi de savaş etkinliği üzerinde önemli bir etkiye sahipti.
Kıtlık
Hastalık sorunları, su eksikliği nedeniyle daha da şiddetlendi. Gelibolu'da kuyu sayısı azdı, üstelik kuyular açılmış olsa bile yarımadanın kireçtaşı jeolojisi suyu geniş alanlarda içilemez hale getiriyordu (27). Bu ise, Mısır'dan su taşınması ve daha sonra karaya ve cephe hattına taşınması gerektiği anlamına geliyordu (28). O günlerde, her askere günde bir litre su tahsis edildiği tahmin edilmekteydi (29). Planlanan harekat seviyeleri göz önüne alındığında, daha fazla suya ihtiyaç duyuldu. Temiz, içilebilir su az olduğu için eldeki kaynaklar sadece içmek için kullanıldı. Bu da hijyen koşullarını daha da kötü hale getirdi. Deniz suyunu içilebilir hale getirmek için “tuzdan arındırma sistemleri” inşa edildi. Bununla birlikte, askerler deniz suyunu kendi arkadaşlarının ölümüyle yakından bağlantılı görüyorlardı, bu yüzden birçok asker üretilen suyu içmeyi reddetti (30). İçme suyuna çözüm getirilmesi mümkün olmasına rağmen, moral çöküntü savaşma gücünü de düşürdü.
Su kıtlığının yanı sıra yiyecek, mühimmat ve inşaat malzemesi sıkıntısı da vardı (31). Lojistik desteği artırmak için dışarıdan anlaşma ile tutulan Mısırlı ve Yunanlı iş gücüyle ilgili sorunların hafifletilmesi için de girişimlerde bulunuldu. Ancak, bu işçiler sahiller bombalandığında, kendilerine hemen bir siper bulmakta gecikmediler ve işleri geciktirdiler. Onların verimsizliği, komutanların askeri personele daha fazla güvenmeye başvurmaları anlamına geliyordu. Bu ise sahillerde uygulanan doktrinle çelişerek daha da karmaşık hale geldi. Doktrin, su hattının Donanma tarafından kontrol edileceğini belirtiyordu (32). Yine de “gemileri boşaltmanın çoğunu yapmak” Kara Ordusu’nun sorumluluğundaydı!!!. Bu da, sahillerde komuta, kontrolde karışıklık yarattı ve lojistik verimliliği daha da azalttı.
Ağustos taarruzu
İçinde bulunulan çıkmazı kırmak amacıyla, Ağustos taarruzu olarak bilinen Sulva Körfezi'ne bir çıkarma yapılmasına karar verildi (33).
Önemli miktarda malzemenin yer yokluğu nedeniyle depolanamaması, gıda gibi temel malzemenin depolanması imkansız olduğu için Ağustos saldırısının da başarısızlığına büyük katkıda bulunan faktörlerdi.
Yeni gelen birlikler için gerekli olan suyun karaya çıkarılmasında zorluklar yaşandı. Suyu taşıyan gemilerde mekanik arızalar ortaya çıktı. Su taşıyan bazı gemiler ise navigasyon hataları ve akıntılar nedeniyle aradıkları yeri bulmakta zorlandı. Genellikle kabul edilen husus, müttefik askerlerin suyunun bittiği ve bunun da saldırının durdurulmasına sebep olduğudur.
Yine de Sulva Körfezi'ne yapılan çıkarma, ilk saldırıdan daha da önemli bir gelişme gösterdi. Genel tıbbi plan, etkili bir yaralı tedavi planı ile birlikte, kayıp tahmini ile eskisine göre daha iyiydi. Buna 15 hastane gemisi, 9 nakliye gemisi ve küçük gemiyi eklemek gerek (Nisan ayındaki birden fazla plajı kaplayan 6 hastane gemisine kıyasla)(34). İyi planlama ve iletişim, gün ışığında kayıp tahliyesi ve geceleri de stokların yenilenmesiyle sonuçlandı. Bu, kayıpların ikmal sürecine daha az zarar verdiği ve Nisan ayındaki çıkarmalara göre yaralıların çok daha hızlı bir şekilde tedavi edildiği ve tahliye edildiği anlamına geliyordu. Çıkarma sırasında daha az kayıp verildi, ancak bunun arkasındaki bir çok neden arasında, kısmen, Böceklerin kullanımı da sayılabilir. Böcekler, plajlara hızla karaya çıkma olanağı sağlayan rampalarla donatılmış amfibik çıkarma gemileriydi (35). Böcekler, Nisan çıkarmaları için de talep edilmişti, ancak Müttefiklerin Batı Cephesi'nin önceliği nedeniyle Gelibolu cephesine verilmemişlerdi.
Sulva Körfezi'ne çıkma kararı dahi lojistik başarısızlıkların kabulü ve bu sorunları düzeltme arzusu olarak görülebilir. Diğer plajların aksine, Sulva Körfezine derin su iskeleleri kurulabildi (37). Bunlar gemilerdeki yükün boşaltılması için çok önemliydi. Ayrıca, ön hatları desteklemek için gereken iş yükünü hafifletecek bir tramvay inşa etme planı dahi vardı. Gelibolu Seferi'nin durdurulması kararı, tramvay hattının inşa planından önce alınmış olsa da, bu bile artık komuta zincirinde lojistik planlamaya daha fazla odaklanıldığını göstermekte.
Lojistiği önemi arttı
Gelibolu Seferi devam ederken öğrenilen derslerden birisi de lojistiğin öneminin kabulüydü. Daha o yılın Haziran ayında ek bir personel şubesi oluşturuldu: Ancak bu şubenin başına atanan komutanın etkinliğini önemli ölçüde engelleyen husus ise, lojistik deneyiminin hiç olmayışı idi. O komutan, çok daha deneyime sahip biri tarafından hızla değiştirildi (39). Bu da Nisan ayında yapılması düşünülen çıkarmanın planlanması sırasında diğer ilgili şubelerin atlanmasından, çıkarma kuvvetlerinin tahliyesine kadar iyi öğrenilen bir ders oldu.
Sonuç
Sonuç olarak, Gelibolu Seferi sırasında alınan lojistik dersleri bugün de geçerliliğini korumakta. Zaman zaman, savaşan personelin hızlı kararlar vermesi gerekeceği ve lojistik danışma için zaman bulunamayacağı kabul edilmekte. Bu nedenle, tüm komutanların temel bir lojistik planlama anlayışına sahip olması zorunludur.
Değişik mal ve hizmetlerin tedarik süreleri, kullanılabilirlik ve talep kapasiteleri bilgileri olmadan yapılan planlar gerçekçi olmama riskiyle karşı karşıyadır ve bu da kötü bir uygulamaya neden olabilir. Planı destekleyecek kişilerin hazırlanan plan hakkında biraz bilgi sahibi olmalarını gerektirir, o zaman planların başarılı bir desteğe sahip olma olasılıkları yüksek olur.
Subayların meslek kurslarında verilen birçok ders sırasında, ELD eğitimine harcanan kurs süresinin dengeli olması gerektiği kabul edilse de, bu dengeyi İngiliz Ordusu’nun şimdilerde (2020’lerde) sağlayıp, sağlamadığını sorgulamak gerekli.
Yazıyı sona erdirirken temel soru şu: Gelibolu Seferi'nin başlangıcından itibaren, Gelibolu Seferi ile Müttefiklerin Batı Cephesi arasında entegre bir yaklaşım olsaydı, Türklere karşı bir başarı elde edilebilir miydi?
Haluk Bulucu notu: Ben asker değilim ama, muharebelerde düşman ikmal hatlarını kesmek galiba savaşın kendisi kadar önemli. Komutanlar ve kurmayları ELD konusuna çok önem vermeliler.
Rose Constantinou hakkında
Rose Constantinou İngiliz Ordusu'nda görev yapan bir subaydır. Southampton Üniversitesi'nden aldığı MEng'i derecesi var.
Dipnotlar:
- Aylin Öney Tan, “ANZAC Biscuits versus Turkish Peksimet: How Food Logistics Affected the Gallipoli Campaign,” Dublin Gastronomy Symposium 2016 Food and Revolution (n.d.).
- Jessica Brain, “Winston Churchill,” Historic UK (), accessed February 10, 2021, https://www.historic-uk.com/HistoryUK/HistoryofBritain/Winston-Churchill/
- AJ Heywood, “The Logistical Significance of the Turkish Straits, Russo–Ottoman War and –19171 Gallipoli Campaign in Imperial Russia’s Great War, 1914,” n.d.
- History Crunch, “Eastern Front of World War I,” History Crunch – History Articles, Summaries, Biographies, Resources and More, 2015, https://www.historycrunch.com/eastern-front-of-world-war-i.html#/.
- Kresha Kopik, “Line of Fire (2of12): Gallipoli (WWI Documentary),” YouTube, July 3, 2015, https://www.youtube.com/watch?v=CzIgnUo17C0.
- ibid
- NZ History, “The Gallipoli Campaign,” New Zealand History, accessed February 10, 2021, https://nzhistory.govt.nz/war/the-gallipoli-campaign/landing-plans.
- Mehmet Fatih Baş, “Warfare 1914-1918 (Ottoman Empire/Middle East) | International Encyclopedia of the First World War (WW1),” Encyclopedia.1914-1918-Online.net, July 22, 2019, https://encyclopedia.1914-1918-online.net/article/warfare_1914-1918_ottoman_empiremiddle_east.
- T.H.E. Travers, “Command and Leadership Styles in the British Army: The 1915 Gallipoli Model,” Journal of Contemporary History 29, no. 3 (July 1994): 403–42, doi:10.1177/002200949402900303.409.
- Gordon Smith, “Royal Navy Vessels Lost and Damaged at Sea in World War 1,” Www.naval-History.net, accessed February 10, 2021, https://www.naval-history.net/WW1NavyBritishBVLSaRN1507.htm.
- Kresha Kopik, “Line of Fire (2of12): Gallipoli (WWI Documentary),” YouTube, July 3, 2015, https://www.youtube.com/watch?v=CzIgnUo17C0.
- ibid
- ibid
- ibid
- ibid
- Glyn Harper, “Climax at Gallipoli: The Failure of the August Offensive. By Rhys Crawley. (Norman, OK: University of Oklahoma Press, 2014. Pp. Xiv, 364. $34.95.),” The Historian 78, no. 3 (September 1, 2016): 562–63, doi:10.1111/hisn.12287
- Rhys Crawley and Michael Locicero, Gallipoli: New Perspectives on the Mediterranean Expeditionary Force, 1915-16 (Warwick, England: Helion & Company Limited, 2018).
- National Army Museum, “‘The Landing from HMT River Clyde, Gallipoli, 25 April 1915’ | Online Collection | National Army Museum, London,” Collection.nam.ac.uk, accessed February 10, 2021, https://collection.nam.ac.uk/detail.php?acc=1956-02-719-1.
- Chalfont, “Gallipoli Part IV: First Landings at Cape Helles and Y Beach on 25th April 1915,” accessed February 10, 2021, <a href=” https://www.britishbattles.com/first-world-war/the-gallipoli-campaign-part-iv-the-first-landings-at-cape-helles-and-y-beach-on-25th-april-1915/”>https://www.britishbattles.com/first-world-war/the-gallipoli-campaign-part-iv-the-first-landings-at-cape-helles-and-y-beach-on-25th-april-1915/</a>.
- ibid
- S Monick, “Gallipoli: The Landings of 25 April 1915 – South African Military History Society – Journal,” Samilitaryhistory.org, December 1984, http://samilitaryhistory.org/vol064sm.html.
- ibid
- Glyn Harper, “Climax at Gallipoli: The Failure of the August Offensive. By Rhys Crawley. (Norman, OK: University of Oklahoma Press, 2014. Pp. Xiv, 364. $34.95.),” The Historian 78, no. 3 (September 1, 2016): 562–63, doi:10.1111/hisn.12287
- QARANC, “Hospital Ships WW2 and World War 1,” Www.qaranc.co.uk, n.d., https://www.qaranc.co.uk/hospitalships.php.
- AWM, “Dawn of the Legend: 25 April 1915 the Casualties Debacle | the Australian War Memorial,” Awm.gov.au, 2016, https://www.awm.gov.au/visit/exhibitions/dawn/plan/casualty.
- BBC, “BBC Time watch – Gallipoli: The First D-Day,” VidoEvo accessed February 10, 2021, https://www.vidoevo.com/video/dzR4Sk00cWuRpcVVNT28/bbc-timewatch-gallipoli-the-first-d-day.
- Peter Doyle and Matthew R. Bennett, “Military Geography: The Influence of Terrain in the Outcome of the Gallipoli Campaign, 1915,” The Geographical Journal 165, no. 1 (1999): 12–36, doi:10.2307/3060508.
- Jeff Cleverly, “More than a Sideshow? An Analysis of GHQ Decision Making during the Planning for the Landings at Suvla Bay, Gallipoli, August 1915,” War in History 24, no. 1 (January 2017): 44–63, doi:10.1177/0968344515602917.
- Jenny Macleod, Gallipoli (Oxford, United Kingdom; New York, Ny: Oxford University Press, 2015). 51.
- BBC, “BBC Timewatch – Gallipoli: The First D-Day,” VidoEvo, accessed February 10, 2021, https://www.vidoevo.com/video/dzR4Sk00cWuRpcVVNT28/bbc-timewatch-gallipoli-the-first-d-day.
- Glyn Harper, “Climax at Gallipoli: The Failure of the August Offensive. By Rhys Crawley. (Norman, OK: University of Oklahoma Press, 2014. Pp. Xiv, 364. $34.95.),” The Historian 78, no. 3 (September 1, 2016): 562–63, doi:10.1111/hisn.12287
- ibid 160-161
- ibid
- ibid
- Stephen Luscombe, “The Gallipoli Campaign: Seizing the Dardanelles,” accessed February 10, 2021, <a href=” https://www.britishempire.co.uk/forces/beetles.htm”>https://www.britishempire.co.uk/forces/beetles.htm</a>
- ibid
- Glyn Harper, “Climax at Gallipoli: The Failure of the August Offensive. By Rhys Crawley. (Norman, OK: University of Oklahoma Press, 2014. Pp. Xiv, 364. $34.95.),” The Historian 78, no. 3 (September 1, 2016): 562–63, doi:10.1111/hisn.12287.158-160.
- This highlights the importance of subject matter experts over appointing acquaintances and friends. Logistics is a profession that not all manoeuvre commanders are capable of. Further lessons were also learnt during the campaign including the importance of foresight. With lines of communication between Britain and Gallipoli 3,500 miles long the ability to predict what would be required was paramount.38Jenny Macleod, Gallipoli (Oxford, United Kingdom; New York, Ny: Oxford University Press, 2015), 63.
Aylin Öney Tan, "ANZAC Bisküvi türk Peksimet'e karşı: Gıda Lojistiği Gelibolu Seferini Nasıl Etkiledi,"Dublin Gastronomi Sempozyumu 2016 Gıda ve Devrim (n.d.). Jessica Brain, "Winston Churchill," Historic UK (), 10 Şubat'ta erişildi, 2021, https://www.historic-uk.com/HistoryUK/HistoryofBritain/Winston-Churchill/ AJ Heywood, "Türk Boğazlarının Lojistik Önemi, Russo-Osmanlı Savaşı ve –19171 İmparatorluk Rusya'nın Büyük Savaşı'nda Gelibolu Seferi, 1914," n.d. History Crunch, "I. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi", Tarih Crunch - Tarih Makaleleri, Özetler, Biyografiler, Kaynaklar ve Daha Fazlası, 2015, https://www.historycrunch.com/eastern-front-of-world-war-i.html#/. Kresha Kopik, "Line of Fire (2of12): Gelibolu (I. Dünya Savaşı Belgeseli)," YouTube, 3 Temmuz 2015, https://www.youtube.com/watch?v=CzIgnUo17C0. ibid NZ History, "The Gelibolu Campaign," Yeni Zelanda Tarihi, 10 Şubat 2021 https://nzhistory.govt.nz/war/the-gallipoli-campaign/landing-plans'a erişildi. Mehmet Fatih Baş, "Warf ...
TR
EN
Yazar: Savunma Dünyası